Son Dakika

Sıcak çatışma kapıda! Çin, ABD'yi test etmeye hazırlanıyor

Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okur, 'ABD, Çin'le ilişkilerinde daha çatışmacı olacak, bunun işaretlerini görüyoruz. Sıcak çatışmayı ihtimal dışı görmüyorum.' dedi.

DÜNYA 07.06.2020, 14:03 Penturkhaber
114
Sıcak çatışma kapıda! Çin, ABD'yi test etmeye hazırlanıyor

Salgınla gündeme gelen yeni dünya düzeni ve ABD-Çin gerilimine ilişkin AA muhabirine bilgi veren Okur, uluslararası sistemde uzun zamandır devam eden bir değişim ve dönüşüm sürecinin yaşandığını, salgının bazı eğilimleri hızlandırdığını anlattı.

ABD'nin salgından hem imaj hem de ekonomik olarak en çok zarar gören ülke olduğunu, Çin'in ise salgını erken kontrol altına alıp, hızlı toparlanması sebebiyle ekonomik kazançlarının artacağının varsayılabileceğini kaydetti.

- "PANDEMİ, ÇİN-ABD ÇATIŞMA İHTİMALİNİ HIZLANDIRDI"

Hızlı toparlanmaması durumunda, Çin'in ABD'yi jeopolitik anlamda da test etmeye çalışacağını kaydeden Okur, şöyle devam etti:

"Pekin, özellikle Güney Çin Denizi gibi gerilim alanlarında kendi lehine bazı adımlar atmaya çalışacaktır. Ama tek başına 'Bu virüs dünya sistemini değiştirir' diyemeyiz. Kesin neticelerini görmek için asgari bir veya iki yıllık bir zaman dilimini görmemiz lazım. 2. dalga gelirse, uzun süreli kapanmalar devam ederse bunun ekonomik sonuçları olacak. Örneğin fakir ülkelerde daha ciddi çöküşler meydana getirebilir. Bunlar kredi için büyüklerin kapısına gittiklerinde aralarında nüfuz ilişkileri oluşabilir. Büyük güçlerden biri toparlanmışken diğeri uzun müddet bu salgından çıkamazsa o zaman diğeri tekrar avantaj kazanabilir. Yakın zamandaki büyük çaplı kapanmanın petrol fiyatlarını indirdiğini gördük. Petrol üreten ülkeler zarar görüyorlar ve Rusya gibi petrol geliriyle jeopolitik hedefler peşinde koşan ülkelerin stratejilerini etkileyebilir."

Ekonomik yükselişi devam eden Çin'in, ABD ile çatışmaya da yaklaştığını dile getiren Prof. Dr. Okur, "Uluslararası ilişkiler teorilerine göre böyle güç geçişi dönemlerinde aktörlerin birbirleriyle çatışmaya yaklaştıkları evreler vardır. Pandemi evresi bu süreci hızlandırdı. Prestiji zedelenen aktör daha baskıcı olacaktır. Bu özellikle ABD dış politikası için geçerli. Çin ile olan ilişkilerinde daha çatışmacı olacaklardır. Onun işaretlerini görüyoruz. Çin'le bir sınava girecek. Sıcak çatışmayı ihtimal dışı görmüyorum. Onun formülü ayarlanır. Yani vekiller üzerinden olabilir veya doğrudan çatışabilirler. Tarihte bunlar oldu." değerlendirmesini yaptı.

Nükleer silahların topyekün bir çatışmayı engellediğini kaydeden Okur, şöyle konuştu:

"Çatışma sınırına gelmemek için gayret göstereceklerdir. ABD'nin 90'lardan bu tarafa Çin'i denizden kuşatma üzerine kurulu bir stratejinin altyapısını oluşturduğunu unutmamak gerekir. Bunun için gerekli silah sistemlerini yaklaşık 20 yıldır üretiyorlar. O yüzden de Çin'e mesela nükleer savaşa varmadan diz çöktürecek bir strateji için denizden abluka öngörüyorlar. Bu Güney Çin Denizi'ndeki senaryolarda karşımıza çıkıyor. Çatışma kolay değil ancak emin olun 'asla olmaz' diyebileceğimiz hiçbir şey yok bugünün dünyasında."

- "DEVLETLER DEĞİL, TOPLUMLAR RUHEN BÖLÜNEBİLİR"

Okur, pandemi sürecinin, ekonomik krizlerin ve protestoların ABD, Rusya ve Çin gibi ülkeleri bölünmeye götüreceği yönündeki görüşlerin reel bir dayanağı olmadığını da belirterek, "Uluslararası ilişkilerde bölünme öyle 100 bin insanın sokağa çıkmasıyla gerçekleşmez. Ama tabii toplumlar ruhen bölünürler. ABD için belki böyle bir şeyden söz edebiliriz. Sosyolojik fay hatları açılır, siyaseten çok kutuplaşmış, bölünmüş bir toplum haline gelebilirler." diye konuştu.

- YENİ SOĞUK SAVAŞ

Süleyman Demirel Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ümit Alperen ise salgın sonrası yeni dönemin ABD-Çin arasında ‘yeni soğuk savaş’ kavramı altında tartışılsa da bu durumu 'yeni soğuk savaş' kavramıyla tartışmanın, analiz etmenin yanıltıcı olabileceğini vurguladı.

"Yeni dönemi 'hibrit savaş' ya da 'yumuşak savaş' çerçevesinde tartışmanın daha doğru olabileceği kanaatindeyim." diyen Alperen, ABD ile Çin arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 600 milyar dolar olduğunu, iki ülkenin karşılıklı ekonomik ve politik bağımlılığı bulunduğunu aktardı.

"ABD-Çin arasında ne kadar çatışmalı konu varsa bir o kadar da karşılıklı etkileşimin ortaya çıkardığı ortak çıkar alanları var." diyen Alperen, Çin'in, mevcut uluslararası sistem içerisindeki küresel payını arttırmak ve sistemin kurumsal yapılarına meydan okuyan değil, kendisine Batı liderliğindeki sistemden gelecek baskıları önleyecek yapılar inşa ederek ayrıcalıklı aktör olmak istediğini ifade etti.

Alperen, şöyle devam etti:

"Daha net ifadeyle Çin, ABD’nin yerine küresel lider olmak istemiyor. Bu da oldukça rasyonel bir temel dayanıyor. Liderlik maliyetlidir. Ayrıca Çin’in küresel tehditler ve sorunlar için bir önerisi de henüz yok. Aslında pandemi süreci de ne Çin ne de ABD sistemsel boyutta küresel sorumlu bir güç olarak hareket edemediler. Dolayısıyla uluslararası sistem küresel boyutta bir liderlik, organize edici aktör sorunu ile karşı karşıya. Her iki güç de birbirlerini tehdit ederek ve suçlayarak refleksel politikalar ile iç sorunlarının çözümüne daha fazla odaklanmayı ve iç politikada meşruiyetlerini arttırmayı tercih ettiler."

Salgın sürecinde ABD’nin ortaya koyamadığı küresel liderlik boşluğunu Çin'in dolduramadığına dikkati çeken Dr. Alperen, sözlerini şöyle tamamladı:

"Pekin yönetimi, pandemiye karşı küresel diplomasi örneği sergileyebilirdi. Küresel boyutta büyük bir ekonomik ve politik güce ulaşmasına rağmen, aynı küresel boyutta tek başına dizayn edici bir güce erişemediği gibi, kapsamlı sorumluluk alma konusunda da gönülsüz bir yaklaşıma sahip. Fakat ABD’nin Çin’i meydan okuyucu güç olarak görmesi, Çin’in de ABD’yi ulusal çıkarlarına tehdit olarak algılaması taraflar arasındaki çatışmayı artırıyor."

Yorumlar (0)
16°
açık
Namaz Vakti 11 Mayıs 2021
İmsak 03:59
Güneş 05:43
Öğle 13:05
İkindi 17:00
Akşam 20:18
Yatsı 21:54
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Burnley 35 39
15. Newcastle 35 39
16. Brighton 35 37
17. Southampton 34 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Real Madrid 35 75
3. Barcelona 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Valencia 35 39
14. Levante 35 39
15. Getafe 35 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 35 29