Kimin kahramanı?

Kimin kahramanı?

Yıldıray ÇİÇEK

13 Kasım 2019, 19:58
Bu makale 19 kez okundu
 CHP’nin iç gündeminde Ekrem İmamoğlu’nu anlatan bir kitap var.

          Seçimlerde Ekrem İmamoğlu’nun kampanya danışmanlığını yapan Necati Özkan’ın Ekrem İmamoğlu hakkında yazdığı ‘Kahramanın Yolculuğu’ isimli kitabı parti içinde tartışma konusu oldu.

          Bu kitabın tartışması CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun Kahramanın hikâyesini yazıyorum diyerek kahramandan daha çok kendilerini kahramanlaştırmaya çalışan profesyoneller bilsinler ki; yalan, yanlış ve eksik verilerle Genel merkez iradesinin, CHP örgütlerinin ve İstanbul ittifakının emeğine hiç kimse saygısızlık edemeyecektir!” sözleriyle başladı.

          Kampanya danışmanı Necati Özkan’ın kazanılan başarıyı kendine ve Ekrem İmamoğlu’na  yontması doğal olarak Canan Kaftancıoğlu’nun tepkisini çekti.

          Şunu en başta belirtmekte fayda var. Bu kitap yeni siyasi projeler için bir hazırlıktır. Kitabı henüz okumadım ama bu kitapla ilgili Türkiye genelindeki reklamlar bunun bariz göstergesidir.

           Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığına dair bir hayali vardır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu halde, İstanbul’un dertlerine çözüm bulmaktan ziyade Türkiye’nin genel siyasetine fazla zaman ayırması bunun ön sinyalidir. İstanbul’u sel alırken tatil pozlarıyla hafızalara kazınan birinin terör örgütü PKK’ya hizmet eden HDP’li Belediye Başkanlarına sahip çıkmak için Diyarbakır’a gitmesi, Fransa’da Türkiye’nin terörle mücadelesini HDP üzerinden eleştirmesi, Barış Pınarı Harekâtına “aklımız karışıyor” diye burnunu sokması, bunların hepsinin bir belediye başkanı olmaktan ziyade, siyasi aktör olma çabasının sonucudur.

          ‘Kahramanın Yolculuğu’ isimli kitabın Türkiye genelinde reklama çıkması da buna katkı sunmak içindir. Ankara caddelerinde yürürken, arabamızla ilerken sürekli karşımıza Ekrem İmamoğlu’nu anlatan bu kitabın çıkması bu tezimizin güçlü kanıtıdır.

Bu kitaba dair, Türkiye genelinde verilen reklamın parasını kim ödemektedir?

Ekrem İmamoğlu mu, kitabın yazarı Necati Özkan mı yoksa yayınevi mi?

Ortada bir proje var ve projenin sponsoru kimdir?

          Ekrem İmamoğlu’nun demokrasi sınırları içinde istediği her yerin hayalini kurması, oraları hedeflemesi elbette hakkıdır. Ama bizim onu proje olarak görmemize engel değildir. Sırf HDP’ye ve PKK’lı isimlere olan yakınlığı bile düşüncelerimizi netleştirmiştir.

         Seçimlerde kampanya danışmanlığı yapan Necati Özkan’ın seçimlerden sonra bir televizyon programında “CHP’li seçmenin %98’i Ekrem İmamoğlu’na oy verirken, HDP seçmeninin %100’ü sandığa giderek Ekrem İmamoğlu’nu desteklemiştir” demişti.

Acaba bunu da ‘Kahramanın Yolculuğu’ isimli kitabında yazmış mıdır?

Bu ifadeye göre Ekrem İmamoğlu CHP’den çok HDP’nin kahramanı oluyor.

          Elbette Canan Kaftancıoğlu da CHP’den çok HDP’ye yakın olduğu için bundan rahatsız olmaz. Onun rahatsızlığı kitapta etkisiz eleman olarak bahsedilmesinden kaynaklanıyor. (Aslına bakarsanız ikisinin de HDP’nin kahramanı olma yarışı vardır.)

         Mesele CHP içindeki güç kavgasıyla alakalıdır. Ekrem İmamoğlu’nun kitapla ilgili “Canan Hanım’ın kendi fikrini beyan etmesine bir şey demiyorum ancak bulunduğumuz pozisyon itibariyle parti içi yoruma vesile olacak ve partinin bu anlamda etkileneceği bir psikolojik ortamda bunu yorumlamasını doğru bulmuyorum” sözleri de bu güç kavgasında danışmanı Necati Özkan’ın yanında olduğunu göstermiştir.

          CHP içindeki bu kavga hangi noktalara gelir bilinmez. Ama 15 Temmuz’un kahramanı Ömer Halisdemir’in isminden rahatsız olan, HDP ve Demirtaş aşkını defalarca dile getirmiş, terör örgütü PKK’ya hizmet eden HDP’li belediye başkanlarına kayyum atandı diye sahip çıkması, terör örgütü YPG’yi temizlemek için yapılan Barış Pınarı Operasyonu için “Aklımız karışıyor” gibi HDP’yi aklınca mutlu edecek açıklamalar yapması, onun asla Türk milletinin kahramanı olamayacağını göstermiştir.

           Necati Özkan kimin kahramanı olarak Ekrem İmamoğlu tasviri yaptı, kitabı henüz okumadığım için bilemiyorum. Ama Ekrem İmamoğlu’nu tanıdığımız günden bu yana hiçbir sözüne güvenilmeyeceğini bize öğretmiş olması, bizim tecrübemiz olmuştur. “İstanbul’a hizmet etsin” diye seçilen bu kişinin İstanbul’a külfetten başka bir özelliği henüz görülmemiştir.

Kitaplarla kahramanlık cilasını artık kimse yemez…

Yorum Gönder

@name x