YEREL’DE GİZLENEN GERÇEKLER

YEREL’DE GİZLENEN GERÇEKLER

Hüseyin Tahir ŞENEL

30 Mart 2019, 10:08
Bu makale 189 kez okundu
Türk Milletinin siyasete ve siyasetçilere inancının azaldığı, politik eylem ve söylemler ile birlikte ülkenin sorunlarının çözülmez hale gelmiş olması çıkmaz bir sokağa girdiğimizin işaretidir. Çıkmaz sokakta ki duvar, demokrasin, adaletin tekrar tesisi ve alınacak tedbirler ile birlikte istikrarlı politikalar yürütmekle mümkündür. Türkiye’de demokratik rejim umutlar ile ayakta durmaktadır.  

Liyakat sahibi olanlar değil de, kendi menfaatlerini göz önünde tutan, her istenilene kayıtsız, şartsız evet diyenlerin yükseldiği, iktidardaki partinin bir il veya ilçe başkanın ağızından çıkacak olan cümleye kilitlenmiş ve her söyleneni itirazsız yerine getirecek bürokratlara sahip olmak demek o ülkenin kaybolmasına neden olmak demektir. 
Biz var isek mutluluk, istikrar ve rahatlık vardır eğer biz yok isek sefalet, açlık, ızdırap, gözyaşı vardır, politikası iflasın eşiğidir. Ancak hayat pahalılığı, yaşanan ekonomik kriz, enflasyon canavarının uykudan uyanması, artan maliyetler nedeniyle tarım ürünlerindeki üretimin azalması sonucunda açılan tanzim satış yerlerinin önünde oluşan kuyruklar, bastırılan ve bastırılmaya çalışan dar boğaz görmezden geliniyor. Bıkkınlık, umutsuzluk, baskı, korkutmacalara ve bu kadar büyük başarısızlıklara rağmen durumun ciddiyetini kavrayamayan geleceğe dair “umut dağıtan” bir hükümet var. Gemi karaya oturmadan, daha ağır bedeller ödemeden, geleceğimizi tüketmeden, ekonomik, siyasal ve toplumsal çıkmazdan bir an önce kurtulmak zorundayız.

Günümüz politikacılarının kendi geleceklerini düşündükleri kadar, ülkemizi ve gelecek nesilleri düşündüğü umut etmek istiyorum. Siyasetçilerimiz bir an önce kısa vadeli oy hesaplarının dışına çıkmalıdır. Oy kaygısı uğruna onarılamaz gedikler açılarak ülkemiz kurban edilmektedir. Böylesine zengin topraklarda yaşayan ancak içinden çıkılmaz hale sokan politikaları ve politikacıları görmeyen gözler var. 

AKP’nin gidişi ile demokrasimiz tekrardan yeşerecek, yavaş yavaş her şey eski haline gelecek, adalet tekrardan tesis edilecek, İnsanların düşüncelerine gem vurulmayacak, refaha ulaşacağız, eğitim sistemiz de yapılacak değişiklikler ile eğitimde istediğimiz seviyeye geleceğimizi ummak sadece bir hayalden ibarettir. Yıllardır içlerinde biriktirdikleri kin ve nefreti bir anda Türk Milletinin üzerine kusacaklar, Doğrusu eğrisi ile kazanılan haklar bir bir geri alınacak. (AKP Politikalarının doğru olduğu anlamına gelmez)  İlk zamanlar sanki cenneteymişiz gibi, gözlerimiz görmez hale gelecek, bir çiçekle baharın geldiğini zannedeceğiz. Ancak Yeni bir yönetim kimlerle beraber olması gerektiğinin hesaplarını yapacak, kimlere ne sözler verdiklerini hatırlayacaklar işte o zaman trajediye doğru giden yolda, yola döşenen taşların üzerine basarak ilerleyecekler.
Dikkat etmemiz gereken husus yönetimde yer alanların kimlerle yürüdüklerini ve kimlerin taşları yola döşeğini görmememiz gerekecek. Siyasal, ekonomik ve askeri açıdan yeni açmazlar ortaya çıkacak, verdikleri sözleri ve işbirliklerinin gereğini yapmak için federatif bir sistem mi yoksa özerk bölgeler mi, tartışmalarının arasında kalacağımızdan emin olmalıyız. 

İki düşman cepheye dönüşen yerel seçim atmosferinin bir an önce Milli Birlik cephesine dönme zorunluluğuna ihtiyaç bulunmaktadır. Sadece Türkiye ve Türk Milleti için değil, bu kadim coğrafyada yaşayan tüm Milletler için çok önemli bir dönemeç olduğunu bilmeliyiz. Türkiye’nin zaafa uğraması bölgede var olan istikrarsızlığı daha üst seviyelere taşıyacaktır. Endişeli olmalıyız, gerçeklerle yüzleşmeli ve Türkiye’ye karşı yapılan bu pervasız meydan okumayı görmeliyiz. Asla umutsuzluk girdabına girmeden yolumuza devam etmeliyiz.   Ülkemizin beka sorununu çözemez ise bunun sonu kaos, kargaşa ve kandır.

Yorum Gönder

@name x