| Tüketici Şikayetleri Haberleri |
| 07:12 - Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya 'dan basın Açıklaması |
| 05:32 - Tüketici şikayetleri istatistikleri OCAK-HAZİRAN 2009 |
Assange, bu ağda 25 ülkeden 160'a yakın şirketin olduğunu ve akıllı telefon veya bilgisayar kullanan, gmail adresi bulunan herkesin özel hayatının bu batağa saplandığını söylüyor. Kullanılan yöntemler inanılmaz. Kaçış ise imkansız!
Dünya
tarihinde istihbarat ve casusluk, ülkelerin sınırlarla birbirinden
ayrıldığı dönemden bile daha eski. Hatta tarihteki ünlü Türk
devletlerinin anti-propaganda veya istihbarat için casusluk
faaliyetlerini güçlü şekilde kullandığına yönelik bazı iddialar bile
vardır.
Fakat istihbaratın
kitlesel bir boyut kazanması ve teknolojik casusluk faaliyetlerinin
yaygınlaşması geçen yüzyılın başlarına denk gelir.
BÖCEKLE DİNLEMEDEN, LAZER CASUSLUĞA
Dünya
savaşlarında zaman zaman kontrol dahi edilemez boyuta ulaşan teknolojik
casusluk faaliyetlerinde milat 1902 yılı olarak kabul edilir. Çünkü bu
tarihte radyo dalgaları aracılığıyla ilk ses alımının, 1902 yılında
Eastern Telegraph şirketi tarafından çalışmalarını rahatlıkla
sürdürebilmesi için Cornwall'de, Guglielmo Marconi için kurulan
istasyonda gerçekleştirildiğine inanılıyor.
Birinci
Dünya Savaşı sırasında, karşıt ordular, birbirlerinin radyo
sinyallerini dinlemek için özel birlikler kurdular. Dinleme
aletlerindeki asıl gelişme ise, transistör ve lazerin icadıyla dev
boyutlara ulaştı.
Transistörlü
ilk küçük casus dinleyiciler, 1950'li yıllarda yapıldı. Pille çalışan
bu dinleyiciler, yaklaşık yüz metrelik menzile sahipti. Kül tablası,
sigara kutusu ve kalem gibi küçük araçların içine kolaylıkla
yerleştirilebiliyordu.
Telefon dinleme araçları ise, bu alanda yeni bir çığır açtı. Casus dinleyici, telefonun ahizesine yerleştirildikten sonra yapılacak tek şey, herhangi bir yerden, dinleyicinin yerleştirildiği telefonun numarasını çevirmekti. Numara çevrildiğinde, casus alet faaliyete geçecek, ancak telefon çalmayacağından konuşmaları dinlenen kişinin hiçbir şeyden haberi olmayacaktı. Fakat böcek denilen bu sistemlerin geliştirilen bazı cihazlarla tespit edilebilmesi casusluk teknolojisinin de bir üst boyuta geçmesine neden oldu.
Basit ortam dinlemesi ise 1970'lerde keşfedildi. Geliştirilen lazerli dinleme yöntemleri, herhangi bir pencereye gönderilen lazer ışınlarının, odanın içindeki sesleri ısının kaynağına geri getirmesi prensibiyle çalışıyordu. Cam ne kadar kirliyse, casusların işi o denli kolay oluyordu. Çünkü, kirli camlar, lazer ışınlarının kırılıp geri dönmesini kolaylaştırıyordu.
MİLYAR DOLARLIK PAZAR YARATAN SLOGAN: HEDEF TERÖRİZM
Sayısız
Hollywood filminde bilim-kurgu tarzında izlediğimiz bu tür casusluk
faaliyetleri, çoğunlukla hükümetler, milli istihbarat örgütleri, ordular
veya kolluk güçleri tarafından kullanılıyordu.
Belirtilen
amaç ise hep masumdu: Düşman devletlere veya terörizme karşı onlar
harekete geçmeden önce tedbir almak ve harekete geçmek. Yani önleyici
istihbarat.
Milli devletlerin
hızla yükseldiği dönemlerde bu masumane amaç hiçbir zaman tepki görmedi.
Bu basit yöntemlerle masumiyet derecesinin asla bilinmediği milyonlarca
insanın dinlendiği anlaşıldı. Özel hayatının gizliliğine önem verenler,
işadamları, politikacılar ve birçok insan ise dinlemeye karşı tedbirini
alarak bu Biri Bizi Gözetliyor programından kurtulmayı başardı.
Fakat
casusluk faaliyetlerinden kaçmayı olanaklı kılan her yönteme karşılık,
üretilen her yeni teknoloji herkesi yeniden bu gizli telekulağın işitme
bölgesinin içerisine soktu.
Değişen
alışkanlıklar ve yaşam tarzları yepyeni yöntemlerin geliştirilmesine ve
her seferinde daha çok insanın casus telekulakların kapsama alanına
girmesine neden oldu.
Bugün
artık bir paranoyaya dönüşen "hepimiz izleniyoruz, hepimiz dinleniyoruz"
sözleri, hep hükümetler veya istihbarat kuruluşları tarafından inkar
edildi. Gelen cevap daima, "Sadece kötü adamların peşindeyiz. Tüm izleme
ve dinlemeler, devletin ve halkın güvenliği için" oldu.
KAÇIŞ YOK!
Buna
karşılık Wikileaks tarafından açıklanan "Casus Dosyalar" yani "Spy
Files" isimli belgelere kadar, devletlerin, istihbarat kuruluşlarının,
güvenlik güçlerinin ve belki da daha kimlerin ne kadar yüksek bir
casusluk veya dinleme-izleme teknolojisine erişim imkanı olduğu, kaç
kişinin dinlenebildiği, nasıl dinlenebildiği konusu tam bir muammaydı.
Fakat
açıklanan belgeler ve iddialar gösteriyor ki, "güvenlik" gerekçesiyle
yaratılan ve yıllık 5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan bu sektörün
kulakları ve gözlerinden dünya yüzeyinde hiç kimsenin kurtulma şansı
yok.
TUVALET BİLE DİNLENİYOR
Çünkü
daha önce sadece bilinen bazı basit yöntemlerle duyan telekulak, artık
cep telefonları ve bilgisayarlarla artık ofisimizi, evimizi hatta
tuvaletimizi bile dinleme ve izleme teknolojisine sahip.
Mobile
Marketing tarafından yapılan bir araştırmaya göre dünyada 4 milyar insan
cep telefonu kullanıyor. Bunlardan 1 milyar 80 milyon adedi akıllı
telefon.
4 milyar adet cep telefonunun 3 milyar 50 milyon adedi SMS atılabilen türden telefon.
2015 yılında masaüstü internet kullanıcılarının sayısının 1.7 milyar adet, mobil internet kullanıcı sayısının ise 1.9 milyar adedi bulması bekleniyor.
Örneğin
ortalama bir Amerikalı, gününün 2.7 saatini cep telefonuyla sosyalleşmek
amacıyla kullanıyor. Bu yemek yemek için harcadığı zamanın yaklaşık iki
katı. Uyumak için harcadığı zamanın ise üçte birinden fazla.
Mobil internet kullanıcılarının yüzde 91'i cep telefonundan sosyal paylaşım sitelerine giriyor.
Akıllı
telefon kullanıcılarının yüzde 39'unun tuvalete bile akıllı cep
telefonuyla gittiğini, yüzde 93'ünün ise evde akıllı telefonunu
kullandığını gösteriyor.
Akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 42'si telefonuna bir mobil reklam geldiği zaman reklama tıklıyor.
"KAÇINIZ I-PHONE KULLANIYOR? KAÇINIZIN BLACKBERRY'Sİ VAR? KİM G-MAIL KULLANIYOR? HEPİNİZ BU BATAKTASINIZ"
İşte
bu istatistikleri, bizden çok daha fazla izleyen bir telekulak olduğunu
iddia ediyor dünyanın en çok tartışılan adamı Jullian Assange. Assange,
"Hanginiz iPhone kullanıyorsunuz? Kaçınızın Blackberry’si var? Kim
Gmail kullanıyor? O zaman hepiniz aynı batağa saplanmış vaziyettesiniz"
diyordu.
Peki Assange neyi kastediyor?
Nasıl
bir batak sözkonusu? Dünya nüfusunun yüzde 85'inin hayatında en fazla
temas ettiği şey olan cep telefonları o telefonun sahibinin özel
hayatını nasıl deşifre eder haline getirebiliyor?
Bilgisayarlar, nasıl bir casusluk aracı haline getiriliyor?
KAN DONDURAN YÖNTEMLER
Wikileaks
tarafından açıklanan belgelerde kan donduran yöntemler dikkat çekiyor.
Buradan sonra hazır olun. Çünkü bundan sonra yazılanları okuduktan sonra
artık elinizdeki cep telefonuna ve önünüzdeki bilgisayara asla eskisi
gibi bakamayacaksınız...
Wikileaks, cep telefonu, sabit telefon, bilgisayar, laptop ve benzeri her türlü akıllı cihazlara yönelik casusluk faaliyetlerine yönelik 6 farklı tekniği ortaya koyuyor.
Bunlardan
ilki ve belki de en fazla kişinin özel hayatının telekulakça izlenmesi
ve dinlenmesine neden olan yöntem, mobil dinleme yöntemi. Yani
geliştirilen istihbarat teknolojisi bir cep telefonundaki görüşmeleri
tümüyle bu teknolojiyi elinde bulundurana açıyor. Bu bilgiler
kaydedilebiliyor.
Cep
telefonu, açık olmasa bile bir ortam dinleme aygıtı haline
getirilebiliyor. Cep telefonunun bastığınız her tuşu kayıt altına
alınıyor. Attığınız her SMS bir başka cep telefonuna da gidiyor.
Girdiğiniz her internet sitesi tek tek tespit ediliyor ve o internet
sitesinde neler yaptığınız bir bir kaydediliyor.
Bir diğer yöntem de kullanılan telefonlarla doğrudan bağlantılı. Hem cep telefonları hem de sabit hatlı telefona görüşmeleri bir yandan dinlenirken ve izlenirken, öte yandan görüşmelerde anahtar kelimelerden birinin geçmesiyle uyarı sistemi çalışıyor.
Telefon görüşmesi yapan bir kişinin sesinden, yaşı, cinsiyeti, stres durumu tespit edilerek bir ses kimliği çıkarılıyor ve bundan sonra yaptığı tüm görüşmeler bu kimlik vasıtasıyla telekulağın özel ilgi alanına giriyor.
Aynı şekilde cep telefonlarını kullanan kişilerin GPS üzerinden konumu 50 metrelik bir alan içerisinde belirleniyor.
Elektronik postalar izleniyor. Okunuyor. Kaydediliyor.
Bir diğeri bilgisayarların dinleme ve izleme cihazı olarak kullanılması.
ÖZEL HAYATA TRUVA ATI
Bu
casusluk ve istihbarat faaliyetlerine imkan veren yazılımlar arasından
biri ise başlı başına ilginç. Truva atı adı verilen trojan virüsleriyle
cep telefonlarına ve bilgisayarlara giriliyor.
Peki ama nasıl?
İşte Assange'ın söylediği o çarpıcı cümlenin sebebi de bu.
Çünkü kullanılan yöntemler, şeytani ve kural tanımaz yöntemler.
Wikileaks'in
Spy Files adını verdiği ve "daha başlangıç" olarak tanımladığı ilk 287
dosya, 25 ülkede faaliyet gösteren 260'a yakın şirketin tanıtım
broşürleri, müşterilerine yaptıkları sunumlar, video dökümanlar,
imzalanan sözleşmeler, kullanıcı el kitapları ve fiyat listelerinden
oluşuyor.
Bu dosyalardaki bilgiler üzerinden Wikileaks şirketlerin kendi ağzından kullanılan yöntemleri ifşa ediyor.
İşte dikkat çekici yöntemlerden bazıları...
ATTIĞINIZ VEYA ALDIĞINIZ HER SMS BAŞKA BİR CEP TELEFONUNA DAHA GİDİYOR
STRATIGN
isimli şirket tarafından üretilen yarı aktif GSM istihbarat sistemi:
Sesli iletişim, SMS istihbaratında herhangi bir telefondan dünyanın
herhangi bir yerindeki GSM operatörüne yapılan telefon görüşmeleri ve
mesajlaşmaları inceliyor. GSM 900, 1800, 850 için ve 1900 Megaherz
ferkansındaki tüm iletişim inceleniyor.
Blackbery, iPhone, Nokia gibi telefonların A5.1 ve A5.2 şifreleme sistemleri çözülüyor.
2-5 km çapındaki bir alanda uygulanabiliyor ve ayrıca mobil bir sisteme de entegre edilebiliyor. Yani bu teknolojiyi elinde bulunduran kişi veya kurumlar bir arabayla seyir halindeyken bile bu istihbarat uygulamasını kullanabiliyor.
Pasif GSM istihbarat sistemi denilen sistem ise diğer sistemle genel olarak aynı prensiplerle çalışsa da istihbaratı havada yakalıyor ve ne kullanıcı ne de GSM işletmecisi tarafından asla farkedilemiyor. Ayrıca A5.0 şifrelemeyi de çözüyor.
CASUS TELEFON'lar ise kullanılan dinleme ve izleme amaçlı tekniklerden en çok dikkat çekenlerinden biri. Bu, aslında dinlenecek olan telefona indirilen bir yazılım. Çalıştığı zaman kullanıcı tarafından asla farkedilemeyece kadar gizli çalışıyor ve tüm iletişimi (telefon görüşmeleri, gönderilen ve alınan SMS’ler, izlenen telefonun yerinin GPS üzerinden tespiti gibi bilgileri) ayrı bir telefona gönderiyor.
İngiliz Telesoft şirketi bir sunumda, geliştirdikleri aletlerin ve yazılımların, 10 binlerce telefon görüşmesini (hem mobil hem de sabit hat) birebir kaydettiği iddiasında bulunuyor.
İNTERNET KORSANLARININ KULLANDIĞI VİRÜSLERDEN KULLANILIYOR
Yasal
hackerlar ise istihbarat ve casusluk tekniklerinin önemli bir parçası.
Yıllardır düzenlenen ve çoğu basına kapalı gerçekleşen konferanslarda
teknolojiyi elinde bulunduranların, insanların bilgisayar ve cep
telefonlarına girmek ve bilgilerine ulaşmak için kullanılan bilgisayar
korsanlığı araçları tanıtılıyor.
Mesela Wikileaks belgelerine göre (Fransa'dan Vupen Securities, İtalya'dan HackingTeam SRL ve Gamma'nın FinFisher'i) en az 3 şirket, bunu yapabilmek için hackerların insanların finansal ve kişisel bilgilerine ulaşmak için kullandığı kötü niyetli yazılımların bir benzerini veya aynısını kullanıyor. Amaç ise girilen bilgisayardaki veya cep telefonundaki özel şifreleme yöntemlerini kullanılamaz hale getirmek.
Yani eğer bilgisayarınıza veya cep telefonunuza girilmesine karar verildiyse, hiçbir şifreleme yönteminin sizi kurtarma şansı yok.
İyi çocukların elinde inanlımza bir istihbarat ağı oluşturan bu teknikler, elbette başka bir soru işaretini de akıllara getiriyor. Ya bu teknoloji kötü çocuğun eline geçerse. HackingTeam yetkilileri bu sistemleri sadece hükümetlere veya yasal mercilere sattıklarını, kullanan kişinin ise özel denetim sistemi sayesinde bu teknolojiyi karısını izlemek için bile kullanma şansının olmadığını savunuyor.
EN BÜYÜK KOZ: BİLGİSAYAR VE CEP TELEFONU ÜRETİCİLERİNİN FARKETMEDİĞİ GÜVENLİK AÇIKLARI
Peki
onca bilgisayar ve cep telefonu nasıl bir takip ve izleme cihazı haline
dönüştürülebiliyor. İstihbarat yazılımı üreten kurumların en büyük
gücü, bilgisayar ve cep telefonu üreticilerinin henüz farketmedikleri
güvenlik açıkları. Bu açıkları cihazlar üretilir üretilmez bulmaya
çalışan casusluk ve istihbarat sistemi yazılımcıları açığı buldukları
anda kullanmaya başlıyor ve üretilen cihaz ve yazılımları bu açıkları
kullanır hale getiriyor.
ONLAR FARKEDENE KADAR BİR YENİSİ
Bilgisayar
ve cep telefonu üreticileri güvenlik açığını farkedene kadar üretilen
tüm bilgisayar ve cep telefonları casusluk ve izlenme tehdidi altında.
Açık kapatıldığında ise yapılan tek şey, yeni bir güvenlik açığı
yakalamak. Zaten başlangıçta birden çok güvenlik açığı yakalandığı için
biri bulunup kapatıldığında diğerini kullanmak pek de zor olmuyor.
EN POPÜLER YAZILIMLARIN SAHTESİ ÜRETİLİYOR
Cep
telefonları ve bilgisayarları ele geçirmek için kullanılan yöntemlerin
bir çarpıcı özelliği ise insanların bu cihazları güvenli kullanma
konusundaki açıklarını kullanmak. Dünyanın en çok kullanılan, en popüler
yazılımlarının sahteleri üretiliyor. Mesela Microsoft'un
yazılımlarının, Google aplikasyonlarının, cep telefonu üreticilerinin en
çok tercih edilen aplikasyonlarının bir sahtesi (içinde casus yazılım
bulunan versiyonunu) üreterek internet sitelerine yüklüyorlar. Eğer
uygulamayı, ana üreticisinin web sitesi yerine başka bir siteden
indiriyorsanız, casus yazılımı kendi elinizle yüklemediğinizin hiçbir
garantisi yok.
CASUS YAZILIMLA TELEKOM ŞİRKETLERİ HACKLENİYOR
FinFisher
isimli bir yazılımın, ülkedeki ana internet servis sağlayıcıya casus
yazılım gönderiyor. FinFisher tarafından üretilen casus kod, web
sitelerine yerleşip bilgisayarların da ele geçirilmesine neden oluyor.
Apple, her sorunu bulmak ve düzeltmek için sürekli çalışma yaptığını söylüyor. Ve geçen hafta Apple, i-Tunes için bir güncelleme yayınladı. Wall Street Journal, bu güncellemenin, FinFisher'ın belgelerinde tarif edilen türde saldırılarından birini önleyebilecek türden bir güncelleme olduğunu yazdı.
Bir diğer teknik ise sabit telefonların uydu üzerinden dinlenmesi.
GSM VE TELEKOM ŞİRKETLERİ BİLE FARKEDEMİYOR
Elbette
bu noktaya gelince akla ilk gelen soru şu: GSM servis sağlayıcıları ve
sabit hat internet servis sağlayıcılar bunun neresinde? Kullanılan bu
yazılımlardan haberdarlar mı? Bu tür istihbarat ve casusluk
yazılımlarına göz mü yumuyorlar?
Burası
oldukça ilginç bir nokta. Bu türden yazılımları üreten firmalar, aynı
zamanda internet servis sağlayıcılar ve telefon cihazı üreticilerinden
de saklanıyor. Yani hiçbir şekilde hem sabit hem de mobil servis
sağlayıcılara, cep telefonu üreticilerine kesinlikle görünmüyorlar ve bu
türden uygulamal, bu kurumların hiçbiri tarafından kolay kolay tespit
edilemiyor.
BİRKAÇ İYİ ADAM?!
Uzun
lafın kısası, milyonlarca, hatta belki de milyarlarca insanın, ancak
bilimkurgu filmlerinde görebileceğimiz yöntemlerle tüm iletişimlerini ve
hatta özel hayatları kontrol edebilen yazılım ve cihazlar üretiliyor.
Bunlar ticari bir mal olarak satılıyor. Bu cihaz ve yazılımları
üretenler, ürettikleri sistemlerin özelliklerini ve yeteneklerini inkar
etmiyor. Fakat bu yazılım ve cihazları, asla ve asla bireylere, hükümet,
istihbarat kuruluşu, polis ve ordu teşkilatları ve benzer kamu
kurumları dışındaki kimseye satmadıklarını, yasaklı veya ambargolu
ülkelere (Libya, Çin, Suriye, Mısır gibi ülkelere) satışın hiçbir zaman
yapılmadığını iddia ediyorlar.
Fakat Wikileaks belgeleri, bu ülkelerin hepsine yazılım satıldığı yönündeki iddialarla dolu. Hatta daha ötesi Ortadoğu'da "ayaklandır ve bundan para kazan" yöntemiyle batı devletlerinin yeni bir oyun oynayarak milyarlarca dolarlık bir pazar yarattığı tahmin ediliyor.
İŞTE WIKILEAKS'İN İDDİASINA GÖRE CASUSLUK AĞININ ÜS HALİNE GETİRDİĞİ ÜLKELER
Wikileaks'in iddialarına göre dünyanın 25 ülkesinde 160'a yakın şirket bu türden yazılım ve cihazları üretiyor. Aşağıda verilen ülkelerde faaliyet gösteren şirketler, ürünlerini ve cihazlarını dünyanın dört bir yanına satıyor.
E-Posta İzleme Yazılımı Üretilen Ülkeler
Brezilya
Danimarka
Fransa
Almanya
Hindistan
İsrail
İtalya
Yeni Zellanda
Rusya
İsviçre
İngiltere
ABD
GSM Dinleme Yazılımı Üretilen Ülkeler
Brezilya
Kanada
Çin
Kolombiya
Danimarka
Fransa
Almanya
Macaristan
Hindistan
İsrail
İtalya
Hollanda
Yeni Zellanda
Polonya
Rusya
İsveç
İsviçre
Türkiye
İngiltere
ABD
İnternet İzleme Yazılımı Üretilen Ülkeler
Brezilya
Kanada
Çin
Kolombiya
Çek Cumhuriyeti
Danimarka
Fransa
Almanya
Macaristan
Hindistan
İsrail
İtalya
Hollanda
Yeni Zellanda
Polonya
Güney Afrika
İsviçre
Türkiye
İngiltere
Ukrayna
ABD
Truva Virüsü'nü Yayan Ülkeler
Fransa
Almanya
İtalya
İrlanda
Hollanda
İngiltere
Konuşma Analizi Yazılımı Üretilen Ülkeler
Çek Cumhuriyeti
Danimarka
Fransa
Almanya
Hindistan
İsrail
İtalya
Rusya
İspanya
İngiltere
Ukrayna
ABD
GPS İzleme Yazılımı Üretilen Ülkeler
Fransa
Almanya
Hindistan
İtalya
Ürdün
Güney Afrika
İngiltere
ABD