Başkanlık Sisteminin Altında Ne Yatıyor, Neden İsteniyor?

Başkanlık Sisteminin Altında Ne Yatıyor, Neden İsteniyor?

Hatice ODABAŞ

30 Ocak 2017, 21:29
Bu makale 636 kez okundu
 TBMM’de Yeni Anayasa görüşmeleri Milletvekillerinin ayak bileklerine ısırmak başta olmak üzere, AK Parti ve CHP’li  kadın vekillerin saç başa dalaş içinde olduğu bir ortamda güllük gülistanlık bir şekilde devam ederek tamamlandı.

Meclis TV nin kapatılıp perde arkasında yaşanan oy gösterme şakşakçılığına alışık olmadığımız TBMM Mustafa Kemal Atatürk’ten bu yana hiç bu kadar aşağılanmamıştı…

18 Maddelik Anayasa ve Başkanlık Sistemine yeşil ışık yakan Hukuk düzeninden tutunda Kuvvet ayrılığını dümdüz eden anayasa taslağı halkımıza hayırlı olsun.

TBMM şimdiye kadar hiç görülmemiş bir şekilde şiddet ve yalana tanıklık edecek kadar el kaldıran vekillerimiz günü geldiğinde kendi haklarını savunacak bir merci bulamadıklarında acaba nereye başvuracaklardır?

Her gün bir arbedenin yaşandığı TBMM’de halkın seçtiği Milletvekilleri neye imza atacaklarını sorgulama gereği bile duymadan, Anayasa ve Cumhuriyetin temeline kibrit çakacak ve tek adamlık yönetimine doğru götürecek rejim değişikliğinin yapılacağı taslağı imzalayarak Cumhuriyetin sonuna zemin hazırladıkları için keyiflerinden dört köşe olup sevinçlerini dile getirmişlerdir.

Başkanlık Sistemi’nin Cumhuriyet rejiminin tümden değiştireceği açıkça görülür iken, daha iyi bir anayasa taslağı hazırlanarak halka sunulması beklenirken ne olduğunu hiç kimsenin bilmediği bir Başkanlık Sistemi kimin işine yaracaktır diye sormak gerekir?

Böylesine bir kaos ortamında ortaya konulan bu sistemin ileride neler doğurabileceği şimdiden görülemiyor olsa da, tehlikenin boyutu ülke demokrasisi için son derece ehemmiyet taşımaktadır.

Vatandaşların daha şimdiden ”hayır” dedikleri için her türlü baskıyı reva görmekte hiçbir sakınca görmeyen güruhun Başkanlık Sistemi hayata geçtiğinde neler yapabileceklerini varın artık siz düşünün!

Türkiye’nin ekonomik dar boğazda olduğu ve açlık sınırının 4000 tl yi geçtiği her gün dövizin tavan yaptığı bir ortamda ekonominin can damarı olan kobilere destek verilmesi ve batan firmaların ayağa kaldırılması önem arz ederken,  gündem ne yazık ki Başkanlık Sisteminin olmayan ayrıcalıkları üzerinde yalanlarla halk ikna edilmeye  çalışılıyor.

Başkanlık sistemi vatandaşlara daha iyi bir hayat mı getirecektir?  İşçilerin gırtlağa kadar borç içinde kaldığı ülkemizde esnafın ve Kobilerin hakları daha iyi korunarak müreffeh bir ülkemi yaratılmasının önü mü açılacak? Veya asgari ücretin 2000 TL olmasına mı yarayacaktır? Eğer tüm bunlar düzelecekse elbette ki getirilsin bunda bir sakınca yoktur.

Ancak durum ne ekonomi, ne de vatandaşın gelir düzeyini düzeltecek düzenleme değildir. Tamamen 90 yıllık Cumhuriyet’in kaldırılması üzerine inşa edildiği gerçeği hepimizin malumudur. İlköğretimin tarih kitaplarından başlanmak koşuluyla daha şimdiden Mustafa Kemal Atatürk çıkartılmaya başlandı.

Gazi Mustafa Kemale karşı olan alerjisini her fırsatta kusmaya alışkanlık haline getiren ülke yöneticileri, TBMM’ de baklayı ağızlarından çıkartarak, teklif dahi edilemez denilen anayasanın ilk 4. Maddesinin dokunulmaz olmadığını ima edebilecek kadar ileri gidecek cüreti kendilerinde bulabilmişlerdir.

OHAL Koşullarında geçirilmek istenen Başkanlık Sisteminin nelere gebe olduğu belki bu gün henüz idrak edilememiş olabilir ancak, yürürlüğe girmesiyle birlikte Hukuk başta olmak üzere Cumhuriyet’te sona erecektir.

Ve işin en ilginç tarafı ise, yarın buna engel olacak bir TBMM’ de kalmayacaktır.

Geçmiş olsun demeden önce her yurttaş şapkasını önüne alıp geleceğini iyi düşünmek zorundadır.

Bize lazım olan dikta Başkanlık rejimi değil,milli seferberlik ruhuyla kurulmuş, her kesimin kendini rahatça ifade edebildiği,temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan Gazi Mustafa Kemalin kurduğu Cumhuriyet’in devamlılığıdır…

Yorum Gönder

@name x