Acaba ‘Açılım’Milli Birlik mi Ayrışma mı?

Acaba ‘Açılım’Milli Birlik mi Ayrışma mı?

Pentürkhaber

15 Mart 2013, 08:27
Bu röportaj 2577 kez okundu
 10 Mart 2013’te Ankara’da, TASAV’ın “Açılım Süreci Milli Birlik mi Ayrışma mı?” başlıklı paneline ilgi büyüktü. Yöneticiliğini Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran’ın yaptığı panelin konuşmacıları; İlahiyatçı Prof. Dr. Nadim Macit, GazeteciRıza Zelyut, Doç. Dr. Mehmet Akif Okur ve Emekli Büyükelçi (CHP eski Milletvekili) Dr. Onur Öymen’di. Panelistlerin dikkati çeken konuşmalarından özetleri sizlerle paylaşacağım:
  
Taşkıran Hoca “Yapmaya çalıştıkları çok uluslu bir devlet yaratmaktır. Çok uluslu devletler bir arada tutulamayıp dağılmaktadırlar. Bunun en tipik örneği dağılan Yugoslavya’dır. Muhtemelen Belçika da onu izleyecektir!” diyerek paneli açtı.
  
Nadim Hoca konuşmasına 1990’lı yıllarda siyasal İslam’ın, İslamiyet üzerinde bir etnik konsantrasyon oluşturduğunu söyleyerek, İslami fikriyat ve felsefe üzerinde konuştu.  “Medine Vesikası”ndan hareketle günümüzde bir demokrasi çıkarmaya çalışmayı “kültürel şizofreni” olarak adlandırıp, İslamiyet’e ve Türk milletine karşı haksızlık olduğunu söyledi.
  
Nadim Hoca, Anayasa değişikliği ile Türk milletini 36 etnik yapı ve 61 maddelik Anayasa ile bir kabile çöplüğüne dönüştürülmek istendiğini, AKP’nin ülkeye bir karışıklık getirmek istediğini, her karışıklığın sonunda otoriter sistemlerin geldiğini hatırlattı.
  
Zelyut, Selçuklu ve Osmanlı’da olduğu gibi, Türkiye’de de devleti kuran asli unsurun bir kenara atıldığını, geçmişteki 2 Türk devletinin Enderunun (devşirmeler) yönetime hâkim olmasıyla yıkıldığını, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kenara atılan asli unsuru merkeze çekip  Ankara’yı başkent yaptığını, bugün ise Mustafa Kemalci unsurlarla “Enderuncu” zihniyetin mücadelesine sahne olduğunu, 2007’deki bir yasayla “Almanca konuşmayanlar” Almanya’ya alınmaz iken, Türkiye’nin çok dilliliğe çanak tuttuğunu, 4. Yargı Paketinin PKK’nın şehir kuruluşu KCK’nın meşrulaştırılması olduğunu söyledi.
  
Kürt ırkçılığının “demokratik haklar” gibi yutturulmaya çalışıldığını, Osmanlı’nın etnik terör sonucu parçalanıp yıkıldığını, Çin, Japonya ile Almanya’nın milli devletler ve Batı demokrasisini yaratan milletlerin milli kimlik sahibi olduklarını ifadeyle “Millet ile etnik grubun farklı kavramlar olduğunu birinin Başbakan Erdoğan’a anlatması gerekir!” dedi.
  
Okur ise; Batı dünyasının yaydığı ırk kavramının 1951’den sonra anlamını yitirdiğini, aslolanın toplumda “aidiyet” duygusu yaratmak olduğunu, etnisitenin ırkla ilgisi olmadığını, Türklük kavramının ise önce küçük bir kavmin kimliği iken, devlet kurup büyüdükçe bu devlete katılan kavimlerin de bu adla çağrılmasıyla ortak bir kimliğe büründüğünü, özellikle Göktürk ve Osmanlı Devletinin buna en güzel örnekler olduğunu ileri sürdü.
  
Öymen; teröre son vermek amacıyla getirilen açılımın izah edilemediğini, federal yapı getirilerek rejimin değiştirileceğini, bir terör örgütü ile Anayasa için pazarlık yapan başka ülke bulunmadığını, ABD Başkanı Obama’nın 2009’da TBMM’deki konuşmasında ‘Bizim için 2 önemli terör örgütü el-Kaide ve PKK’dır’ diyerek, El-Kaide’yi tepeleyeceklerini ama PKK’nın tasfiyesi için ‘Irak hükümeti ve Barzani ile görüşün!’ dediğini söyledi.
  
Öymen; Yıllardır Irak’ta yuvalanan PKK terör örgütü için ABD ve Batı’nın Irak hükümetine ve Barzani’ye ‘Teröre neden yataklık yapıyorsunuz?’ demediğini, Obama’nın ‘Türkiye’nin PKK ile müzakeresini destekliyorum!” derken, ABD’nin terörü tepelemek için uğraştığını söyledi.
  
Yeni Anayasa’nın AB’nin 2003 Türkiye Raporu’nda belirtilen bir dayatma olduğunu ifadeyle, I. Dünya Harbi sonrası Musul-Kerkük bölgesinde Kürtleri Türklerden ayırmak için Binbaşı Noel’in görevlendirildiğini, petrol yataklarıyla Türkiye arasında tampon bir Kürt devleti hedeflendiğini ifadeyle sözlerini “Türk ve Türklük kavramları Anayasa’dan çıkarılırsa, ATATÜRK devrimlerinin sonu demektir!” şeklinde tamamladı.
  

Son Söz: Yukarıdaki kaygılara hiçbir milliyetçi ve sağduyu sahibi insanın katılmaması mümkün değildir. Ama kaygı yetmemekte, eninde sonunda halkın önüne getirilecek referandum sandığı öncesinde kamuoyunu tehlike konusunda ikna etmek önemlidir!

Yorum Gönder

@name x